DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ (5 Haziran)

Son yıllardaki teknolojik gelişmeler, savaşlar ve ekonomik sorunlar, insanları, yaşadıkları çevreye yeniden dikkat etmeleri noktasına getirdi. Küresel bir çevre felaketinin yaşandığı günümüzde bitki örtüsü, hayvanlar ve insanları da tehlike altına alan bu kötü gidişe dur diyebilmek için uluslar arası kuruluşlar büyük paralar harcayarak önlemler almaya çalışıyor. Başı Birleşmiş Milletler’in çektiği bu çalışmalarda beklenen sonuca ulaşılabilmiş değil.

İnsanların sürekli yaşadıkları yer olan çevreyi dağlar, ovalar, çayırlar, ormanlar, göller, denizler, ırmaklar oluşturur ve sadece devletlerin veya uluslar arası kuruluşların değil, hepimizin bu kavramlara sahip çıkması gerekiyor.

Dünyanın başlıca çevre sorunları arasında su, hava ve toprak kirlenmesi gelmektedir. Su kirlenmesi ile deniz hayvanlarının hayat ortamları bozulur. Kirli sularda avlanan balık ve öteki deniz ürünlerini yememek ve hatta böyle sularda yüzmemek gerekiyor. Hava kirliliği daha çok yakıtların belirtildiği gibi yakılmamasından kaynaklanıyor. Toprak kirlenmesi ise çeşitli ilaç ve gübrelerle toprağın tarıma elveriş­siz duruma gelmesidir.

Bugün pek çok ilimiz çevre sorunları ile karşı karşıya bulunuyor. Bu illerimizin başında gelen Ankara hava, İstanbul su ve hava, Mersin ve Adana ise toprak kirlenmesi yaşıyor.

İşte bu gerçeklerden yola çıkarak, doğal çevrenin korunması amacıyla 1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Bu konferansta 5 Haziran gününün “Dünya Çevre Günü” olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor.

Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti. Çevre Koruma Haftası’nda okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunması gereği öğretilir. Hafta boyunca radyo ve televizyonda halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir. Alınması gerekli önlemler anlatılır. Gazete ve dergilerde doğal çevrenin korunmasına dair yazı ve röportajlara yer verilir. Konuyla ilgili bilinç uyandırılması için özel programlar hazırlanır.

Bizler de elimizden geldiğinde her gün yaşadığımız çevrenin korunması için bu tür programlara katılmalıyız.

Çevremizi Nasıl Koruruz?

Doğal çevrenin korunması için alınabilecek önlemleri şu başlıklar altında özetleyebiliriz:

* Akar ve durgun sular, insan ve hayvan artıkları ile kirletilmemeli,
* Biriken çöpler hemen kaldırılmalı,
* Zararlı hayvanların, böceklerin özellikle, karasinek ve sivrisinekle­rin üreyip çoğalmaları engellenmeli,
* Kanalizasyon borularındaki patlamalar hemen ilgililere bildirilme­li.
* Yakıtların tam yakılması sağlanmalıdır. Böylece hem enerji kaybı, hem de hava kirliliği önlenmiş olur.
* Doğal çevrenin kirletilmesi yasalarımıza göre suçtur. Bu suçu işleyenlere para ve hapis cezaları verilir.
* Doğal çevre bizim çevremizdir. Biz doğayı korudukça doğa da bizleri korur. Havaya, suya, toprağa karışan kimyasal artıklar doğayı etkiliyor. Bu artıkların çoğalması insan sağlığını bozuyor. Kısaca çevre sorunları, sağlımızla yakından ilgili bir konudur.
* Bulunduğumuz yeri kirletmeyelim. Doğal çevrenin güzelliklerini korumak hepimizin görevidir.
* Bu konuda girişilen çalışma ve çabalara katılalım.
* Soluduğumuz havanın, içtiğimiz ve kullandığımız suların, bulunduğu­muz yerin temiz olmasını istiyorsak çevre kirlenmesine engel olalım.
* Sağlımıza uygun bir çevrede yaşamak için doğal çevremizi koruyalım.

ÇEVRE ANDI
Bir çevre gönüllüsü olarak;
Türkiye’de ve dünyada çevreyi koruyacağıma,
Doğal ve tarihi çevreye zarar verenleri uyaracağıma,
Doğal kaynakları kullanmada tutumlu davranacağıma,
Ülkemin ve dünyamızın kirlilikten arındırılması ve güzelleşmesi için tüm gücümle çalışacağıma,
Çevreye sahip çıkacağıma,
Bu konuda herkese örnek olacağıma and içerim!

*DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ GÜZEL SÖZLER*

* Doğayı yenmek ancak doğaya boyun eğmekle mümkündür. (Bacon)
* Bırakın da tabiat size dadılık etsin. (Wordworth)
* Uygarlık, insanlarla doğanın arasını açmıştır. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
* Bir ağaç, herhangi bir prensten daha soyludur. (Alexander Pope)
* Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.
* Yaş kesen, baş keser.
* Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur. (Dostoyevski)
* Çiçeklerin olmadığı yerlerde insanlar yaşayamaz. (Napolyon)
* Her yıkıntı onarılabilir, doğanın yıkıntısı asla… (Falih Rıfkı Atay)
* Doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur.
* Doğa, Tanrı’nın yazdığı bir kitaptır. (Harvey)
* Tabiatın şiiri hiç bitmez. (J. Keats)
* Sevgi, çiçek açmayan yere uğramaz. (Eflatun)

*DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ ŞİİRLERİ*

KIR UYKUSU

Ne hoştur kırlarda yazın uyumak!
Bulutlar ufukta beyaz bir yumak,

Ağaçlar bir derin hulyaya varmış,
Saçında yepyeni teller ağarmış.

Baş yorgun, yaslanır yeşil otlara,
Göz dalgın, uzanır ta bulutlara.

Öğleyin bu uyku bir aralıktır,
Saf hava bir kanat gibi ılıktır.

Zaman gönülde ne varsa dinler,
Yüzlere tülümsü bir buğu iner.

Erirken sıcakta yaz kokuları,
Ne hoştur, ne hoştur kır uykuları!

Ahmet Kutsi Tecer

KIR ŞARKISI

Tam otların sarardığı zamanlar

Yere yüzükoyun uzanıyorum
Toprakta bir telâş, bir telâş
Karıncalar öteden beri dostum.

Ellerime hanım böcekleri konuyor
Ne şeker şey onlar!
Uç böcek, uç böcek diyorum
Uçuyorlar

Pan'ın teneffüsü bile
Ilık, okşamakta yüzü.
Devedikenleri, çalılık vesâire
Bir âlem bu toprakların üstü.

Tabiatla haşır neşir
Kırlarda geçen ikindi vakti.
Sakin, dinlenmiş, rahat
Bir gün daha bitti.

Behçet Necatigil

ÇEVREMİZ

Çöplerimiz birikmesin

Sularımız kirlenmesin
Yakıtımız tam yakılsın
Temiz olsun her şeyimiz.

Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım

Sokağımızla caddemiz
Köyümüzle, kentimiz
Temiz olsun hep çevremiz
Güzel olsun hep yöremiz.

Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım

Yaylada ovada dağda
Pırıl pırıl bir doğada
Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım.

Erol Yavuz

BİR YER DÜŞÜNÜYORUM

Bir yer düşünüyorum, yemyeşil,

Bilmem, neresinde yurdun?
Bir ev, günlük güneşlik,
Çiçekler içinde memnun.
Bahçe kapısına varmadan daha,
Baygın kokusu ıhlamurun,
Gölgesinde bir sıra, der gibi;
— Oturun!
Haydi çocuklar haydi,
Salıncakları kurun!
Başka dallarsa, eğilmiş;
— Yemişlerimizden buyurun!
Rüzgar esmez, konuşur;
— Uçurtmalar uçun, çamaşırlar kuruyun.
Mutlu olun, yaşayın,
Ana, baba evlat, torun.

Z. Osman Saba

PAPATYALAR VE GELİNCİK

Rengi bayrağıma eş

Tarlalarda bir ateş
Ekinlerle hep kardeş
Çayırlarda biricik
Al ipekli gelincik
Rüzgârlara gelemez
Yaprağına değilmez
Gelinciği kim sevmez
Sapları da incecik
Kara gözlü gelincik.
Bahar olsun da seyredin
Nasıl süsler bayırları,
Zümrüt gibi çayırları,
Yüze güler o incecik
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.
Tarlalarda hoşa giden,
Sarı, turuncu, pembe, mor,
Birçok güzel çiçek olur.
Bence güzeldir hepsinden
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.
Yaprakları kıvır kıvır,
O da ayrı bir güzellik.
Boy pos, boyun ipincecik.
Hem güzel, hem de nazlıdır
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.
Rüzgâr eser kâh o yana,
Kâh bu yana, hep beraber,
Dalga dalga eğilirler,
Neşe verirler insana
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.

Tevfik Fikret